Adnan Bir Anti-kahraman Olabilir mi? (Makaleler)

Adnan Bir Anti-kahraman Olabilir mi?

Ana Sayfa | Blog | Adnan Bir Anti-kahraman Olabilir mi? (Makaleler) - 29.11.2017

Adnan Bir Anti-kahraman Olabilir mi?

Üç İstanbul’daki baş karakter Adnan nerede duruyor?

ADNAN BİR ANTİ KAHRAMAN OLABİLİR Mİ? 

 

Mithat Cemal Kuntay’ın Üç İstanbul[1] adlı eseri, 1938’deyayımlanır. Eser 1976 yılında yeniden yayımlandığında bazı incelemeciler onu,unutulmayı hak etmemiş bir roman sayarken bir kısmı da fazlasıyla yüceltir. [2]  Bu çalışmada, yazarın ilk ve son romanı olan Üç İstanbul’daki baş karakter Adnan’ın kahramanmı yoksa anti kahraman mı olduğu sorusuna yanıt aranacaktır.

Üç İstanbul romanının başkahramanı, güzel Adnan, arkadaşları Moiz veTevfik Hoca’yla birlikte hukuk fakültesinden yeni mezun olan vatansever  bir gençtir. Babasını‘93 harbinde kaybeden Adnan, Aksaray’daki küçük evlerinde veremli annesiyleberaber yaşar. Büyük kitlelere ulaşabilmek için ısrarla yazar olmak ister çünküne adliyede çalışmak, ne mahkemeye beğendirecek güzel sözler aramak Adnan’agöredir. Vatanın içinde bulunduğu durumu öylesine duygulu yazacaktır ki,insanlar bu eseri ayakta alkışlayacaktır. Elinde her daim karaladığı bir yazı olduğugerçektir. Ne yazık ki ne zaman yazmaya otursa bir aksilik çıkar, bir ilerlemekaydedemez. Yine de yazmayı bırakmaz. İçinden bir his ona, bu roman bitincememleketin sayılı yazarlarından biri olacağını söyler.

Adnanavukatlık yapmaz ama ünlü bir yazar da olamaz. Kendini memnun edip etmediğibelli olmayan özel dersler verir. Bu vesileyle tanıştığı bir kızla evlenir. Karısıonu ne evlenmeden önce ne de evliliği boyunca sevmez ve belli eder. Adnanbunlar karşısında ezilir, hınçlanır ama hiçbir şey yapmaz. Aksaray’ın arkasokaklarından Boğaz’daki bir büyük konağa taşınmışsa da kendini bu ihtişama çokyabancı hisseder.

Meşrutiyet  10 Temmuz’da ikinci kez ilân edilir. Butarihten sonra Adnan’ın iş avukatlığı yapmaya başlaması ve cemiyetin önde gelenadamlarından olması Adnan’da olumlu değil olumsuz bir seyir gösterir. Bu, ideolojiaçıdan bir olumsuzluktur. Yıllardır ağzından düşmeyen vatanseverliği nereyegider, bilinmez.

DağıstanlıHoca, Paylaşım Savaşı’ndan sonra, Adnan’a “ülkeelden gidiyor” demek isterse de Şair Raif onu şu sözleriyle durdurur:

Gitme Hoca!Adnan’ı bulamazsın. O 10 Temmuz’da öldü.

Raif Bey’in bu sözleri Adnan’ın ne hale geldiğinin engüzel ifadesidir.[3] Zira Adnan,artık onursuz bir yaşam sürüyordur. Karısı Belkıs onu başka bir erkek için terkeder, bir şey yapamaz. Ardından bir zamanlar kendisiyle evlenmeye yemin etmiş, vaktiylekalbini kırdığı eski öğrencisi Süheyla ile evlenir. Fakirleştiği için evigeçindiremez, karısı sayesinde yaşarlar. Beceriksizlikler, mutsuzluklar içindehastalanır ve ölür.

Araştırmacı yazar İlhan Başgöz “Geçmişten GünümüzeNasreddin Hoca adlı incelemesinde kahramanınne olduğunu, “Bir yazın, tiyatro ya dasinema yapıtının en önemli kişisi” açıklamasıyla yanıtlar. Edebiyateserlerinde kahraman, bir biçimde ön plana çıkandır. Veya olayların merkezidurumunda olan kimsedir.[4] Bir oyunun ya dabir anlatının protagonisti anti- kahraman ise gözle görülür biçimde kahramanunsurlarından eksik olandır. Bu tip karakterlere, edebiyatta, özellikle AntikYunan devrindeki yapıtlarda rastlarız. Ayrıca diğer ulusların çalışamlarında daanti karakter olgusu mevcuttur. Dünya edebiyatından Miguel de Cervantes’in Don Kişot (1615) ve Henry Fielding’in Tom Jones (1749) karakterleri güzelbirer örnektir.[5] Bizden bir örneği de modernist yazar Yusuf Atılgan’ın ikinci romanı olan Anayurt Oteli’nin baş kişisi Zebercet’tir. “Güçsüz korkak ve gülünçbir zavallıdır. (…) Ruhsal bakımdan şu üç aşamadan geçer; yalnızlık, kurtuluşumudu, hâyâl kırıklığı.”[6]

Bu örnekler iyi birer örnek olsa da, kavramların üzerinde bir nebzedurmakta fayda var. Öncelikle anti-kahraman tarifi[7] sübjektiftir. Protagonist ya da ana/kilit karakter dediğimiz tip,genellikle aşağıdaki özelliklerden bir veya birden fazlasına sahip olur:

  • İnsansı zaafları, kusurları bulunur.
  • Okurlara daha ulaşılabilir olması biraz "karışık" olmasından gelir. Düz değil, girinti çıkıntıları olan bir karakterdir.
  • Sıklıkla toplum tarafından hâyâl kırıklığına uğratılmıştır ya da hızla uğratılma yolundadır.
  • Genelde kurtarılmanın veya intikamın, nadiren de toplum için müthiş iyi bir şey yapmanın peşindedir.
  • Klasik Trajedi kahramanlarının tersine, o her zaman en doğruyu yapmaya çalışmaz. “Kendisi için” doğruyu yapmak ister.
  • Toplum onu yanlış anlar, yalnızdır.
  • Soylu bir suçlu veya kabadayı olarak adlandırılabilir.
  • Ahlâksızlık, açgözlülük ve saldırganlık gibi davranışlar, normalde “kötü adamlara” ait iken, anti kahramanda, daha insancıl, anlaşılabilir hatta asil özellikler olarak ahenkle bir araya getirilmiştir. 
  • Hareketlerinin altında yatan asil güdüleri kanuna karşı gelmekle devam eder; diğer tanımla  "sonları, verdikleri savaşımı doğrular.”
  • Geleneksel değerleri reddeder ve artan ahlâki bir karmaşaya gark olur.

Kahramanlar yolculuklarında bir veyabirden fazla şekilde ön plana çıkabilirler. Fizik, zekâ, yetenek anlamında üstünlükleriolabilir. Kahraman tipine keskin çizgilerle yüklenen görevler veya özellikler yoktur.Sıradan görüntüye sahip bir karakterin olayların üstesinden dil cambazlığıyla gelmeside mümkündür, yalnız kas gücüyle de. Anti-kahraman kelimesi edebiyat ve sinemaalanında 20. yüzyılın sonunda kullanılmaya başlanmıştır. “Post-modern roman,modern romandan bir adım daha ileri giderek psikolojik gerçekliği de bir tarafabırakır ve anti-kahramanı yaratır. Kahramanın bütünlüğü, hatta varlığıtartışmalı hâle gelir.”[8]

Bunların da“olmazsa olmaz” özellikleri yoktur. Ama anti-kahramanlar genelde yolculuk-larındabaşarısız olur. Buna “kadersel bahtsızlık” da denebilir. Don Kişot zayıf, yetersiz hatta palyaçovaridir. Hamlet, Scarlett O’HaraTom Ripley,  Joker karakterleri anti-kahramana güzelörneklerdir. İster kahraman isterse anti-kahraman olsun hep bir savaşım verir, vermelidir. Karakterinher zaman başarıya ya da başarısızlığa gideceğini söylemek doğru olmaz. Herikisi de mümkündür. Yenilgiyle, hâyâl kırıklığıyla biten kahramanlık öykülerivardır. Bu savaşım kahraman açısından da okur açısından da gereklidir. Okur  kahramanın bir konuda azmettiğini görmeli vebu uğurda yaptığı yolculuklarda ona eşlik etmelidir. Kahramanla bir olur, onun başarmasınıister.

Kahraman ögesinindiğer bir özelliği de paradoksal yapısıdır. Hikâyenin örgüsü içinde kişiliklibir kahraman iken dışına çıkarıldığında ise derhal bir suçlu, kanun kaçağı yada sevimsiz bir tipe dönüşebilir. İşte burada anti kahraman unsurundanbahsedilebilir.

Eserin başkarakteriAdnan’ı ilk bölümde idealist, iyi eğitim almış, “güzel” denecek kadar yakışıklı,vatan için eşsiz bir eser kaleme almak isterken görürüz. Fakat çok geçmeden Adnan’ınolumsuz tarafları bir bir kendini göstermeye başlar. Annesine olan yarımyamalak sevgisini, kadınları ‘ya ev kadını ya fahişe’ olarak sınıflandırmasını,yine de hangi sınıfta olursa olsun en yakın arkadaşının karısına göz koymaktanve zina yapmaktan kendini alamamasını, istikrarsızlığı, kendiyle sürekliçelişmesini, aşağılık kompleksini, kendine acımasını ama başkalarına asla acımamasınıgörürüz.  Öyle ki Adnan en ufak olaylarkarşısında dahi kontrolünü yitirmeye neredeyse bahane arar haldedir.

“Adnan bu yalıya bir daha gelmeyecekti; bir anda bedbaht olmuştu.” [9]

“YaSüheyla’yı istemiş, Maliye Nazırı da kızı vermiş olsaydı? Adnan bir an için korktu. Sonra sevindi.” [10]

“Adnan kendisini tam Cemile’nin karşısında görüncefenalaştı.” [11]

“VeBahriye Miralayı kumral saçlarında kati dalgalarla, lacivert ceketinde yaverkordonunun altın örgüsü ile salonun ortasında durunca, Adnan, şaha kalkan bu erkek güzelliği karşısında fenalaştı.” [12]

“Susuyordu.Saadeti beş dakikada eskimişti. Deminsevindiğine utanıyordu. (…) İşte Belkıs’ın günahları! Birdenbire yine sevindi: Kocasının sevmediği Belkıs bir günAdnan’ın olabilirdi. Birdenbire yinebedbaht oldu.”[13]

“Adnanağzında barsakları[14]görünen büyük bir delikle esnedi.”[15]

“BelkısAdnan’ı yanına çağırdı; pazısını kabartarak, “Tutunuz!” dedi. Adnan o kadar fenalaştı ki ağlamakistiyordu. Nazikleşmek istediği için gülünç olan iki korkak parmaklaBelkıs’ın pazısını sıktı.” [16]

“BuPrens de Adnan gibi az konuşuyordu; fakat sustuğu zaman Adnan gibi bön olmuyordu. Sonra bu Prens saçlarına kadarterbiyeliydi.[17]

Bütün bu zayıflıklarının ve gülünçlüklerininyanı sıra, baş karakter Avukat Adnan’ın bir müşterisine verdiği “davayı kazanmasözünü” tutacak kadar dürüst ve şerefli, reşit olmayan bir çocuğu astırabilmekiçin yalancı şahitler bulacak kadar onursuz ve canî olmasını 630. Sayfadagörürüz.

“Adnan biraz ferahladı; çünkü katili astıramazsa üç yüz lirayıgeri verecekti. (…) Fakat Adnan kadına söz vermişti; parayı geri vermemek içinmasallar, mantıklar bulacak kadar küçülemezdi. Fakat ya davayı kazanamazsa?Yine canı sıkılacaktı.

Adnan’ın olmayan vicdanı bir yana iş ahlâkıda yoktur. Esasen hiçbir etik değere sahip değildir. İşin anlaşılmaz yanı, ahlâksızlıklayapılan bu hareketlerin bir gayesi veya hedefi olmamakla birlikte, ortadagelecekle ilgili bir plân da yoktur. Adnan sanki görünmez adamdır. Olaylar etrafındanakarken o seyreder. Olaylara müdahil olmak, yön vermek, yerine kendini yaşamınolağan seline kapılmış giderken görürürüz. Bu çıkarımın yapıldığı nokta romanınbaşkişinin kahraman olup olmadığını sorgulatır. Adnan, Üç İstanbul’un başkişisi olmasına rağmen kahramanlıktan nüvelerindenuzaktır. Bir amacı veya savaşımı hatta kendi hikâyesi bile yoktur. Düşünceleribir yere varmaz. Özünde baş karakter aklını kadınlarla bozmuştur ama bir“çapkın” olabilmesi için yeterli donanım verilmez. Nezaket, empati yeteneği, duyarlılıkgibi özellikleri yoktur. Cömert değildir. Ayrıca güçsüzdür, akılsızdır. Neistediğini, onu nelerin bu hale getirdiğini, iç dünyasında neler olup bittiğinigörmediğimiz için bilmeyiz. Adnan, Kahraman otoritesini yerle bir eder. Kötü deolsa bir gücünün olmaması onu anti kahramanlıktan da uzaklaştırır. İncelemeden yola çıkarak Mithat Cemal Kuntay’ın baş karakterinemodern bir açıdan yaklaştığını söyleyebiliriz. Yazar roman karakterlerinitasarlarken düşündüklerini şöyle ifade eder:

“Bir de bizde şimdiyekadar yazılan romanlarda bir şeyi sevmiyordum, bitin vak’a şahıslarının dümdüzolmalarını, kitapta başladıkları gibi bitmelerini. Bir Türk romanında beş adamvarsa beş karar var demektir. Mesela Ahmed Bey 300 sayfa iyidir ve mütemadiyeniyi. Vatanperverse iyi aile reisidir, iyi ahbabdır, iyi öder, borcunu tanır,yalan söylemez, hûlasa dümdüz iyidir. Vatanperver olup da fakat arkadaşınınkarısına göz kor, yahud ne bileyim, borcunu vermez filan, böyle adam , yanihayatın her günkü adamı bizim romanlarda yok. Kendi aklımca ben, kitabımda bununaksini göstermek istedim. Türk romancısı yazdığı insanların bir kısmınaaşıktır, bir kısmına garazdır ve romanlar da müdafaaname ve hicivdir.”[18]

Ne istediğini bilerekyola çıkan yazar  başkahraman Adnan’ı neyazık ki o bilinçte yazmamıştır. Adnan’ın durmadan değişen ruh halinin nedeni,kökenini bilmeyiz. Yazar bize onun iç dünyasını açmaz. Kafasının karışıklığınıanlayamayız. Bunun sonucu olarak da Adnan güçsüz, kararsız, sebepsizce fikir veruh değiştiren bir tip olarak karşımıza çıkar. Kısaca yazar açıkça biranti-kahraman yaratmak istemiş ve bir çok yönden anti-kahraman tipineyaklaşmışsa da “Adnan karakteri”nde boşluklar bırakmıştır.

 

KAYNAKÇA

BOYNUKARA, Hasan (2010), Karakter ve Tip, Hece Aylık EdebiyatDergisi – Türk Romanı Özel Sayısı, Ankara.

Britannica – The OnlineAncyclopedia-  www.britannica.com/anti-hero

ENGİNÜN, İnci(2010), Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı, Dergâh Yayınları, İstanbul. 

http://english.learnhub.com/lesson/7614-anti-heroes-in-literature

KUNTAY, MithatCemal (1998), Üç İstanbul, OğlakYayınları, İstanbul.

MORAN, Berna (2009), Türk RomanınaEleştirel Bir Bakış 2, İletişim, İstanbul.

www.tdk.gov.tr, TDK, Edebiyat ve Söz TerimleriSözlüğü, bkz. Kahraman nedir?

 



[1] MithatCemal Kuntay, Üç İstanbul, Suhulet Kitabevi-SemihLütfi Yayınları, İstanbul 1938. Mithat Cemal Kuntay, Üç İstanbul, Oğlak Yayınları, İstanbul  1998.Çalışmada künyesi verilen eserin 1998basımı kullanılmıştır.

[2] İnci Enginün, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı, Dergâh Yayınları, İstanbul  2010.

[3] MithatCemal Kuntay, a.g.e., s.471.

[4] TDK,Edebiyat ve Söz Terimleri Sözlüğü, bkz. Kahraman nedir?

[5] What is an Anti-Hero? Britannica – The Online Ancyclopedia-  www.britannica.com/anti-hero(İngilizceden çevirisi tarafımdan yapılmıştır.)

[6] BernaMoran, Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış2, İletişim Yayınları, İstanbul 2009, s.291-292.

[7] http://english.learnhub.com/lesson/7614-anti-heroes-in-literature (İngilizcedençevirisi tarafımdan yapılmıştır.)

 

[8] HasanBoynukara, Karakter ve Tip, HeceAylık Edebiyat Dergisi – Türk Romanı Özel Sayısı, Ankara 2010, s.173.

[9] MithatCemal Kuntay, a.g.e., s.152.

[10] MithatCemal Kuntay, a.g.e., s.154.

[11] MithatCemal Kuntay, a.g.e., s.157.

[12] MithatCemal Kuntay, a.g.e., s.160.

[13] MithatCemal Kuntay, a.g.e., s.164.

[14] Eserin1998 basımında bağırsak değil barsakkelimesi kullanılmıştır.

[15] MithatCemal Kuntay, a.g.e. s.177.

[16] MithatCemal Kuntay, a.g.e. s.281.

[17] MithatCemal Kuntay, a.g.e. s.513.

[18] HüseyinCahit Yalçın, Fikir Hareketleri Dergisi,Matbuat Hayatı, “Üç İstanbul”, İstanbul 1938, C.10, S. 238, s.57.

Adnan Bir Anti-kahraman Olabilir mi?