RADYO TİYATROSUNUN ASLINDA TAM ZAMANI (Makaleler)

RADYO TİYATROSUNUN ASLINDA TAM ZAMANI

Ana Sayfa | Blog | RADYO TİYATROSUNUN ASLINDA TAM ZAMANI (Makaleler) - 1.9.2013

RADYO TİYATROSUNUN ASLINDA TAM ZAMANI

Radyo Tiyatrosunun günümüzdeki yeri

Radyo Tiyatrosunun Aslında Tam Zamanı!

 

            Mitos Boyut yayınevi tarafından, 2011'de yayımlanan Radyo Oyunları kitabımı –dolayısıylaözgeçmişimi- okuyanlar 1995’ten beri oyun yazdığımı öğrenmiş, bu uğraşım etrafımda,hiç beklemediğim bir ilgi uyandırmıştı. Oyunlarımı bir yayınlatma gayem bu türekitabımla bir katkıda bulunmaktı. Gerçekten de bu sayede yeni insanlarlatanıştım, radyo programlarında konuştum.

            Tüm konuşmalar 2 soru etrafında dönüp durdu.

1-                          - Halaradyo tiyatrosu var mıydı?

2-                         - Benimoyunlarım yayınlanıyor muydu? Bu sorunun devamı bu işten para kazanıpkazanmadığımdı.

 

            Kitabımın üstünden neredeyse iki yıl geçti. Ne yazık ki radyotiyatrosu konusunda yüzümüzü güldüren bir haber çıkmadı. Ulusal kanalımız radyotiyatorsuna tamamen sırtını dönerken özel kanallar birkaç tane göstermelik oyunyaptıktan sonra, ezberletilmiş gibi maliyet maliyet diyerek işin peşinibıraktılar. Bence esas konu maliyet değil, çabaydı.

Radyotiyatrosu TRT 1'de hafta içi her sabah 09.40'da hâlâ var... Ne var ki bugünküoyunları bir dönemimizin büyüsünden çıkarak ve oldukları gibi kabul ederek dinleyebilirmiyiz bilmiyorum. Günümüzde yayımlanan oyunların çoğu çeviri eserlerdenoluşuyor. Yerli yapım, yani telifli yapımlarsa 21.yüzyılın hızını, sıkıntısını,endişesini, komiğini, kısaca insanı ve yaşantısını anlatmıyor. Örneğinteknoloji kurbanı (sahtecilik, hırsızlık hatta ölümlere varan dolandırıcılık)bir kişinin başından geçenlerin yerine Yunan tragedyalarını dinlemek isteyen IPhone'lu kaç genç tanıyoruz? Bana tiyatroya bilet alan, zamanını ayırıp gidenne var ki üçüncü sahnede horlamaya başlayan bir seyirciyi tiyatroya ilgisizkalmakla, tiyatroya değer vermemekle itham etmek de yanlış geliyor. Karakterlerintipler üzerinden yürüdüğü, didaktik oyunların yer aldığı oyunların modasıgeçeli neredeyse yarım asır oldu. Bu durumda radyo tiyatro tarihinebakıldığında ilk elli yılda alınan yolun son elli yılda sanki geri verildiğihissine kapılmamak elde değil. Bunu daha iyi anlamak için radyo tiyatrosutarihine biraz göz atalım.

1800'lerinsonu... Wireless'in yani telsizin keşfi askeriye, nakliye, deniz aşırıiletişim, ziraat ve pek çok alanda hizmet vermeye başlamış. İtalyan bilim adamıfizikçi, aynı zamanda iyi bir girişimci olan Marconi kendinden önceki bilimadamlarının çalışmalarını genişleterek önce wireless'i sonra radyoyu uygulamayakoymuş. Hatta 1897'de Birleşik Krallık'ta TheWireless Telegraph & Signal Company adlı şirketi kurmuş. Radyonun enönemli pazarlama aracı olacağının farkına varan iş adamları bunun için sırayagirmiş.  Dinleyici sayısı arttıkça reklamücretleri artıyor bu da radyo prodüksiyon bütçelerini artırıyor. İlk radyoyayını İngiltere'de olsa da pazarlama konusunda Amerika atağa geçiyor. Radyo,Amerika'da hâlâ çok güçlü bir yayın aracı. Öte yandan radyo tiyatrosuİngiltere'de başka bir koldan, yani sanat endişesi güden bir kanaldanilerlediği için alanında büyük gelişme gösteriyor. Ve tabii dinleyicisine olansorumluluğu da aynı oranda artıyor.

Radyotelsizden sonra aslında halkın eğlence ihtiyacını karşılamak için ortaya çıkıyor.Oyunlar da bu eğlencenin bir parçası olarak yayınlanıyor. Burada ilk yayındanbahsetmeden geçmek olmaz. Literatüre geçen ilk radyo oyunu -ya da temsili demekdaha doğru çünkü yazılı bir metin üzerinden gidilip gidilmediği netlikkazanmamış-  bugün çok az insantarafından bilinen ve hayli ilginç bir buluş ile ortaya çıkmış. Burada 'buluş'kelimesini kullanmak sanırım yerinde olur zira bu sayede iş gücü veendüstrileşme yolunda ilerleme de sağlanmış.

I.DünyaSavaşı'nda neredeyse yerle bir olan Avrupa'nın tüm gücüyle ayağa kalkmaçabasında mucitler ve iş adamları kadar işçilerin de büyük payı var. Radyotiyatrosuysa işte bu işçilerin köylerden hayli uzakta olan fabrikalara,madenlere taşınması sırasında oluşuyor. Dünyanın İngiltere'den sonra ikincisanayileşme bölgesi Belçika Ardenne bölgesinde, uzun süren tren yolculuğuboyunca kömür işçilerini oyalamak amacıyla tiyatro oyuncularının makinistkabinindeki mikrofon başına geçerek vagonlara yayın yapılması radyotiyatrosunun başlangıcı kabul ediliyor. Önce bir kişi olarak başlayan buseslendirme daha sonra kişi sayısı çoğalarak devam ediyor. Böylece işçiler hemeğleniyor hem de uzun süren yolculuklardan ve belki de garip vardiyasaatlerinden şikâyetçi olmuyor. Bu düşüncenin, arkasında ne kadar sanat endişesitaşıdığı tartışılırsa da işverenin işçi performansını düşündüğü gerçek. Sonuçtaverilen bu hizmet her iki tarafa da memnuniyet getiriyor.

1920'liyıllarda radyo oyunları Birleşik Devletler'de başlıyor. Radyo için yazılanmetinler henüz birkaç tane. Tiyatro oyunlarının efektler ve müziklegüçlendirilerek stüdyodan canlı yayınlanması o zaman için radyo tiyatrosuanlamına geliyor. Sonrasında salt radyo için yazılmış oyunlar, metinler var.Klasiklerin tek kişinin ağzından seslendirilmesi yani metni baştan sonra okumasıda radyo tiyatrosu sınıfına giriyor. Birleşik Krallık'ta ise İngiliz şair veöykücü Richard Hughes'ün Danger[1]isimli oyunu BBC[2]tarafından satın alınan, daha doğrusu sipariş edilen, ilk telifli oyun olaraktarihe geçiyor (Ocak 1924). Oyun bir kömür madeninde elektrik kesintisi sonucumahpus kalan üç işçinin hikâyesini anlatırken aynı zamanda bağımsız İngiliztiyatrosu için de bir ışık oluyor.

Yine dealanında bugüne dek en büyük toplumsal etkiyi yaratan radyo oyunu elbette aktörve yapımcı Orson Welles'in, Mercury Theatre ile CBS[3]kanalında yayımlanan Dünyalar Savaşı[4] oyununun30 Ekim 1938'deki Halloween bölümü olur. Oyunun bu bölümü, yönetmenliğini veanlatıcılığını yapan Welles H. G. Wells'in romanından uyarlamıştır. Altmışdakikalık programın ilk kırk dakikası sanki haber programı sunar gibi haberbaşlıkları şeklindedir. Haber, uzaydan Marslıların geldiği ve dünyayı elegeçirmekte olduğudur. Dünyalar Savaşı araya reklam almadan yayımlanan bir oyunolduğundan oyun daha da gerçekçi olur ve tam bir panik yaratır. Ardından bununyalnızca bir şov olduğu anlaşılır ve bu sefer de insanlarda öfke baş gösterir. Basın,oyunun ‘haber bülteni’ şeklinde verilmesini halka yapılan bir zulüm olarak nitelendirir.Tüm bu protesto ve öfkeye rağmen Welles bu performansıyla tiyatro şöhretiniperçinler ve bu radyo oyunu tarihine damgasını vurur.

Günümüzde, dünyadakien geniş program yelpazesine ve yayın kalitesine sahip ulusal İngiliz radyokanallarından Radio 3 ve BBC Radio 4[5] teyayımlanan radyo tiyatrosu, gerek drama çeşitliliği ve metinlerin çağdaşlığıgerekse yer verdiği usta seslendirme sanatçıları açısından dinleyiciye tam birşölen yaşatıyor. Programlar tematik olarak başlıklar altında toplanıyor.Örneğin kadınlarla ilgili oyunlar her gün ‘kadın saati’ adlı programdaveriliyor. Bu programda kadınlarla ilgili oyunlar alt başlıklarla kategorizeedilmiş. Bunun yanında ‘15 Dakikalık Drama’, ‘Öğleden Sonra Draması’ isimli,haftanın belli günleri ve belli saatlerinde tiyatrolar var. Arkası yarın gibiseri oyunlar veya bir seferlik oyun şeklinde sürüyor.

Radyotiyatrosundan bu kadar bahsettikten sonra Beldan Kabalak'tan söz etmeden geçmemeli. Kabalak, ülkemizde radyooyunları üzerine ilk akademik çalışma girişiminde bulunan kişi. Ankara Radyosunda program yapımcılığı görevindeykenyüksek öğrenimini tamamlarsa da Türkiye'deRadyo Tiyatrosuna Düşen Görevlerkonulu tezi reddedilir. Kendisibunun üzerine mahkemelik olmaya kadar giden yazışmalarını dahil ederek tezini vetezinin reddedilme aşamalarını 187 sayfalık bir kitap hâline getirir. Buçalışma radyo tiyatromuz için bir temel başvuru kitabı değerinde. Kabalak “Radyotiyatrosu, radyonun insanlığa kazandırdığı yeni ve kendine özgü bir sanattır”der ve devam eder “Bu sanatı ne tiyatroile özdeşleştirmek ne de tiyatro sanatının kapsamı dışında bırakmak söz konusuedilebilir.”

Türkiye’de radyo tiyatrosu elbette 1964yılında kurulan TRT öncesi dönemlere uzanıyor. Hatta 1925'lere kadar gidiyor. Otarihlerde oyun anlayışı tiyatrocuların eserleri monolog biçiminde seslendirmelerindenibaret. Ardından işin içine tiyatro oyuncuları giriyor, oyunlar kuruluyor vebunlar haftanın belli günleri seslendiriliyor. Baki Süha Ediboğlu, Ekrem veCemal Reşit Rey kardeşler ilk oyun koyucular olarak isim yapıyor. BediaMuvahhit, Afife Ediboğlu, Hadi Hün, Perihan Tedü, Kemal Tözem, Sami Ayanoğlu,Şaziye Moralı, Vasfi Rıza Zobu, Ercüment Behzat Lav, Behzat Butak, Suavi Tedüise ilk radyo tiyatrosu oyuncularını oluşturuyor.

            BugünTRT 1 Radyo'da hafta içi her gün yayınlanan oyunların haricinde sadece NTVRadyo’da Radyo Tiyatrosu birer saatlik oyunlar halinde her Pazar saat 11:05’deve 19:05’de (tekrarı) yayınlanıyor. Bazı radyolar arada sırada oyunlaryayınlasalar da düzenli olmadıkları için oyun dinleyicisine hitap etmiyorlar.

            Bana göre radyo oyunu yazılmamasının ve dolayısı ileyayımlanmamasının sebebi ortak: Üretilmemesi. Bugün (maliyet diye ağlamayan) birradyo kanalının her gün oyun saati yaptığını düşünelim. Radyo kanalı (bu birüniversitenin uygulama radyosu veya bir internet yayını olabilir) için elindeen az bir sezonluk oyun olmak durumunda. Bu da her gün bir oyundan ayda yirmi,üç ayda altmış oyun eder. Her gün oyun dinlemek istiyorsak bu bir avuç yazarınüstlenip götürebileceği bir tempo değil. Elimizin altında bu kadar sosyal medyave iletişim aracı varken radyo oyunu dinlemek istediğinizi ve oyunlarınızıgereken mercilere iletmenin hiçbir zahmeti yok. Bir takım kişisel hesaplaragirmeden, gönülden yapılan çalışmaların her zaman bir dönüşü oluyor. Bununlabirlikte ‘alıcısı olan dalda veya şekilde yazmaya çalışmak’, gerek yaratıcılığıgerekse üretkenliği kısıtlıyor. 

Bugün biriletişim kanalı olarak radyonun kullanım alanı bundan on, yirmi yıl öncesine göredaha yaygın, dinleyicisi daha çok; kadınların iş hayatına tam zamanlı girmesi,yarı zamanlı iş olanaklarının doğmasıyla çalışan kesimin artması, bilgisayardanradyo dinlenmesi. Bir sürücünün aracın radyosunu açmadan bir yerden bir yeregittiğini düşünmek imkânsız, radyo saatlerce hep açık. Veya yayaları elealalım. Genç nüfuslu bir ülke olarak sokakta kulaklığından radyo dinleyenlerinsayısı şüphesiz çoğunlukta. Peki ülkemizin radyo tiyatrosu neden böylesi darbir alana sıkıştı? Olan yayını neden çoğu kimse bilmiyor?  

Ülkemizderadyo tiyatrosu bir altın çağ yaşayacaksa, bu çağın, insanların radyoyayınlarına internet, cep telefonu, aracı gibi cihazlardan problemsiz erişebildiği,  sosyal paylaşım sitelerinden gençlerin ne (duymak)istediğini söyleyebildiği, eleştirdiği, okur ve yazar arasındaki sınırın iyideniyiye inceldiği, bunun yanı sıra stüdyo kayıtlarının dijital ortamda ve daha azzahmet ve bütçeyle yapılabildiği, bugün olması sizce de doğru değil mi?

 

 



[1] Danger: Tehlike

[2] BritishBroadcast Cable

[3] Columbia Broadcasting System

[4] Orjinaladı The War of the Worlds

[5] Radio3 ve Radio 4, BBC radyo kanallarından iki tanesidir.